
Pamukkale Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi ve Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersan Öz, tüketim alışkanlıklarının bireysel bütçelerden ülke ekonomisine kadar uzanan etkilerine dikkat çekti. Öz, günümüzde tüketimin yalnızca ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı kalmadığını; haz, hız, statü ve görünürlük gibi unsurlarla da şekillendiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı tarafından bağımlılık kavramına dikkat çekmek amacıyla hazırlatıldığı belirtilen ve editörlüğünü Erol Koçoğlu’nun yaptığı akademik çalışma kapsamında “Tüketim Bağımlılığı ve Ekonomisi” başlığıyla değerlendirmelerde bulunan Öz, özellikle kredi kartları, sosyal medya, reklamlar ve influencer kültürünün tüketim davranışları üzerindeki etkisine değindi.
Prof. Dr. Öz’e göre “Bende de olmalı”, “Kampanyayı kaçırmayayım” ve “Herkes kullanıyor” gibi düşünceler, kişileri başlangıçta planlamadıkları harcamalara yöneltebiliyor.
Online alışveriş platformları ve kişiselleştirilmiş dijital reklamların da tüketimi sürekli hatırlatılan bir davranışa dönüştürebildiğini belirten Öz, sosyal medyada sergilenen otomobil, tatil, kıyafet, ev ve yaşam tarzlarının kişiler arasındaki karşılaştırmayı artırabildiğini söyledi.

Öz, kredi kartları ve tüketici kredilerinin kişilerin gelecekte elde edecekleri gelirin bir bölümünü bugünden harcamalarına imkân verdiğini belirterek kontrolsüz kullanımın bireysel borçluluğu artırabileceği uyarısında bulundu.
Kampanyalar, indirimler ve belirli harcama tutarlarının ardından sunulan avantajların da tüketicileri planlanandan daha fazla alışveriş yapmaya yöneltebildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Öz, Türkiye’deki enflasyonun tek bir nedene indirgenemeyeceğinin özellikle altını çizdi. Bununla birlikte tüketim ve talep davranışlarının ekonomik dengeler açısından önemli olduğunu söyledi.
Öz, krediyle finanse edilen tüketimin talebi canlı tutabildiğini, ithal ürünlere yönelik yüksek talebin ise döviz ihtiyacı, dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.
Tüketim alışkanlıklarının kontrolünde bireysel farkındalığın önemine değinen Öz, alışveriş öncesinde “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunun sorulmasını önerdi.
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren ihtiyaç ve istek arasındaki farkın öğretilmesi gerektiğini de belirten Öz, değerlendirmesini şu mesajla tamamladı:
“Çözüm daha fazla tüketmekte değil; ihtiyacımız kadar tüketmek, bilinçli yaşamak ve daha fazla üretmekte. Tüketerek değil, üreterek büyümeliyiz.”
Not: Kaynak metinde yer alan yıllık taksitli işlem sayısı, tüketici kredisi kullanan kişi sayısı, ödeme yöntemlerinin oranları ve bağımlılıkların ekonomiye yaklaşık 100 milyar dolarlık yük oluşturduğu yönündeki rakamların dayandığı veri setleri ayrıca belirtilmediği için haberde bunları doğrulanmış istatistikler olarak öne çıkarmadım.
1
SADIK TÜRK ADAY OLSAYDI GÜÇLÜ BİR ADAY OLUR MUYDU?
684 kez okundu
2
Denizli Sağlık’ta Afet Hazırlığı: Eğitimden Sonra Sahada Tatbikat
611 kez okundu
3
Siber Ağlara 18 İlde Darbe: Denizli’nin de Aralarında Olduğu Operasyonda 37 Tutuklama
168 kez okundu
4
İNCİRLİPINAR’DA YAZA MÜZİK DOLU FİNAL!
137 kez okundu
5
DTO YARIŞINDA MÜFTÜLER’DEN İKİ KRİTİK SÖZ!
129 kez okundu