
Yönetmen Yüksel Aksu’nun yeni filmi “Bak Postacı Geliyor”, yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmıyor; şiiri, mektubu, postacıyı ve şehir kültürünü aynı potada buluşturarak izleyiciyi nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.
1950’li yılların Ege kasabasında geçen filmde, postacı Osman’ın Gülizar’a duyduğu aşk, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Cahit Sıtkı Tarancı ve Nâzım Hikmet gibi Türk edebiyatının önemli şairlerinin dizeleriyle anlatılıyor.

Filmde postacı yalnızca mektup taşıyan bir memur değil; insanların umutlarını, özlemlerini ve duygularını taşıyan bir karakter olarak öne çıkıyor. Osman’ın aşkını ifade etmek için şiire sığınması, filmin en güçlü anlatım unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor.
Eserde Muğla ve Ula’nın tarihi dokusu, sokakları, meydanları, kahvehaneleri ve postanesi de hikâyenin önemli bir parçası hâline geliyor. Şehir yalnızca bir fon değil, karakterlerin yaşamını şekillendiren güçlü bir unsur olarak yansıtılıyor.
Film; aşkın, şiirin, bekleyişin ve insan ilişkilerinin sıcaklığını işlerken, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını, sınıf farklılıklarını ve değişen şehir hayatını da izleyiciye aktarıyor.
Şiirin gündelik yaşamın içinde yeniden hayat bulduğu “Bak Postacı Geliyor”, Türk sinemasında edebiyat ile sinemayı buluşturan yapımlar arasında dikkat çeken eserlerden biri olarak değerlendiriliyor.
1
SADIK TÜRK ADAY OLSAYDI GÜÇLÜ BİR ADAY OLUR MUYDU?
683 kez okundu
2
Denizli Sağlık’ta Afet Hazırlığı: Eğitimden Sonra Sahada Tatbikat
609 kez okundu
3
Siber Ağlara 18 İlde Darbe: Denizli’nin de Aralarında Olduğu Operasyonda 37 Tutuklama
165 kez okundu
4
DTO YARIŞINDA MÜFTÜLER’DEN İKİ KRİTİK SÖZ!
124 kez okundu
5
Şiirin Şehre Dokunduğu Film: “Bak Postacı Geliyor” Sinemaseverlerden Tam Not Alıyor
106 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.